Bir Gün Mutsuz Bir Pedagog Sevgi Evine Uğrarsa…
Yorum 03 Ağustos 2016

Filmin Kütahya’da çekilmesi, Ahmet karakterinin bindiği arabanın Murat 131 olması, manevi gelişimle muvazi ilerleyen bir zaman ve teknoloji ilerlemesi ve en nihayetinde masa üzerinden göz kırpan bir Ahmet Uluçay portresi...

Havva Yılmaz


Bilim ve Sanat Vakfı Sanat Araştırmaları Merkezi bünyesinde faaliyetlerini yürüten Türk Sineması Araştırmaları (TSA), Sinemaya Genç Adımlar projesi kapsamında geçtiğimiz günlerde Bir Gün Bir Çocuk film ekibini ağırladı. Daha önce Derviş Zaim ve Kurtuluş Kayalı’nın konuk olduğu söyleşi serisinin üçüncü oturumunda film ekibinin büyük bir kısmı hazır bulundu. Söyleşi öncesi Vefa Salonu’nda yapılan filmin İstanbul prömiyerine Derviş Zaim, Mahmut Fazıl Coşkun, Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu, Görkem Yeltan gibi isimlerin de aralarında bulunduğu geniş bir seyirci kitlesi katıldı. Başarılı, zengin ancak mutsuz bir pedagog olan Mete’nin, doktora tezini tamamlamak üzere zorunlu olarak bir taşra şehrindeki Fatih Sevgi Evi’ne gitmesini ve burada tanıştığı çocuklarla hayatının değişmesini konu alan Bir Gün Bir Çocuk TRT TV Filmleri Projesi kapsamında çekilen otuz üç filmden birisi.

 

Gösterimin ardından Zeyrek Salonu’nda yapılan söyleşi Barış Saydam’ın moderatörlüğünde, filmin senaristi ve yönetmeni Sinan Sertel, yapımcı Turgay Şahin, oyunculardan Cemil Büyükdöğerli ve Mehmet Usta ile gerçekleştirildi. Sevgi evindeki çocukların hayata maddi anlamda yenik başlamalarına rağmen içlerinde taşıdıkları heyecan, umut ve yaşama sevincinin, çocuk sahibi olmak istemeyen ve bu yüzden eşi Aslı ile arası açılan Mete’yi yeniden hayata bağlamayı başarmasının umut teması ile temel zemini oluşturduğu gözlenen filmle ilgili söyleyişiye başlamadan önce TRT TV Filmleri Projesi Koordinatörü Halid Şimşek’den bir girizgâh istendi. Projenin mahiyetini Türk sinemasına yeni bir ivme kazandırmak ve genç yönetmenlerin önünü açmak şeklinde özetleyen Şimşek, darbe girişimi sonrası yeni yeni normal hayatlarımıza dönmeye başladığımızı hatırlatarak, sanatın ve sinemanın gerçeklik algımızı sarsan bu tür olaylar sonrası inşa edeceğimiz yeni gerçeklik kurgusunda büyük rol üstleneceğini ifade etti.

 

Sonrasında filmi yazan ve yöneten Sertel sözü alarak kısaca filmin yapım sürecinden bahsetti. Çok sayıda başvuru arasından seçildikten sonra filmin kurgu ve çekim aşamalarında yaşananları aktardı. Proje dâhilinde senaryonun Amerikalı senaryo doktorları tarafından profesyonel bir süzgeçten geçtiğini de aktaran Sertel’in ardından yapımcı Turgay Şahin Sertel’le niyetlendikleri başka projeler arasından neden Bir Gün Bir Çocuk’u seçtiklerini, önceliği bu senaryoya vermelerinde daha önce İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) için hazırladıkları yetimlerle ilgili bir projenin etkisinin olduğunu aktardı. Oyuncu Mehmet Usta filmin içeriğinin kendisini çok etkilediğini belirtirken, Cemil Büyükdöğerli son anda dâhil olduğu bu projede yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

Söyleşinin en canlı kısmı ise soru-cevap faslı oldu. Aile Bakanlığı danışman kadrosundan gelen bir seyirci filmin konusunun ve temasının önemine dikkat çekerken, maalesef gerçek hayatta durumun bu kadar parlak olmadığını ifade etti. Oyuncu Mehmet Usta filmin tam da bu anlamda istisnai olarak rastlayabileceğimiz bir güzelliği kameraya alarak umut vadetme misyonunu yerine getirdiğini belirtti. Televizyon filmi olarak çekilmesine rağmen senaryo matematiği açısından sinema filmi özelliklerini de taşıdığı yönünde olumlu bir eleştirinin yanı sıra, filmin bir takım klişelere rağmen sıradan bir başarı hikâyesi konseptinden nasıl sıyrıldığı filmdeki ince nüanslara dikkat çeken bir soru ile karşılık buldu. Filmin Kütahya’da çekilmesi, Ahmet karakterinin bindiği arabanın Murat 131 olması, manevi gelişimle muvazi ilerleyen bir zaman ve teknoloji ilerlemesi ve en nihayetinde masa üzerinden göz kırpan bir Ahmet Uluçay portresi Sertel’in filmi sahici ve samimi kılma noktasında gerekli ipucu ve motivasyonu hangi kaynaktan aldığını ifşa etmesine sebep oldu.

 

Fotoğraf: Cemil Akgül